Türkiye’nin en önemli iş ve ekonomi dünyası etkinliklerinden olan Uludağ Ekonomi Zirvesi, 22-23 Mart 2019 tarihleri arasında Uludağ’da düzenlendi.

Bu yıl 8’incisi düzenlenen Zirve, Türkiye ve Dünya’dan 100’ün üzerinde konuşmacıyı ve 1500’ün üzerinde katılımcıyı ağırladı.

Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından bu yıl 8’ncisi düzenlenen, Türkiye’nin en önemli iş ve ekonomi dünyası buluşmalarından biri olan Uludağ Ekonomi Zirvesi, 22-23 Mart 2019 tarihlerinde Uludağ’da gerçekleşti. İki gün boyunca, sanayi, ticaret, üretim, perakende, finans, teknoloji gibi pek çok alanda 100’ün üzerinde konuşmacının, iş ve ekonomi dünyasına yön verecek gelişme ve trendleri koştuğu Uludağ Ekonomi Zirvesi’ni 1500’ün üzerinde katılımcı takip etti.

Zirve’ye, 3D: ‘’Değişim, Dijital ve Değerler” ana temasıyla, 20 farklı panelde, Türkiye ile birlikte ABD, Kanada, İsveç, İsviçre, Ürdün, Nijerya, İngiltere, Güney Kore, Hollanda, Çin, Slovakya ve Estonya gibi birçok ülkeden büyük şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanları ve üst düzey yöneticileri yön verdi.

Moderatörlüğünü, Martaş Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Cem Baver Özalp’in yaptığı, ‘’Mobilite Ekosisteminin Geleceği’’ paneline TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, Anadolu Grubu Otomotiv Grubu Başkanı Bora Koçak, Uniti CEO’su Lewis Horne, Wavyn CEO’su Rafael Maranon ve eKar CEO’su Vilhelm Hedberg katıldı. Panelde, otomotiv ve araç paylaşım platformlarındaki yeni trendler değerlendirildi. Cem Baver Özalp açılış konuşmasında, otomotiv sektörünün geçirmekte olduğu mobil dönüşümü cep telefonlarının geçirdiği dönüşüme benzetirken, otomotiv sektöründeki yeni trendlere ve günümüzdeki mega trendlere de değindi.

“Yerli otomobilin tasarım aşaması çok yakında bitiyor”

Karakaş konuşmasına “Batarya teknolojisi ile elektrik motorlarındaki gelişmelerle elektrikli araçların alınabilir hale gelmesi, ciddi bir şekilde içten yanmalı araçlara alternatif oluşturuyor. Çevre bilincinin gelişmesi ve emisyon kanunlarının da baskısıyla bu süreç hızlanıyor. O nedenle biz çok kısa bir sürede elektrikli araçların içten yanmalı araçların yerine geçeceğine inanıyoruz.” diyerek devam etti.

Otonom sürüşün önemine de değinen Karakaş, “Otonom sürüş, sensör teknolojisindeki gelişme ve dijitalleşmedeki gelişmeyle birleştiğinde otomobili çok farklı bir konuma büründürüyor. Evde, işte ne yapabiliyorsak arabamızda da yapabileceğiz çünkü otomobile sürmek içi odaklanmayacağız. Biz, bunu ‘otomobilin bir yaşam alanına dönüşmesi’ olarak tanımlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Ayrıca dünyada bu değişimin farkına varan ve bunun bir fırsat olduğunu algılayan birçok ülke bulunduğunu, Türkiye’nin de bu ülkelerden biri olduğunu anlattı.

‘’Otomotiv sektöründe 2017 yılındaki kazanılan tüm karlara bakıldığında mobilite sisteminden, yeni iş imkânlarından kazanılan para, karın yüzde 1’i. Bu, 2035’te yüzde 40’a çıkıyor. Yani 2035’te yapılacak karlılığın yüzde 40’ı bu yeni alanlardan gelecek. Tersi ise klasik otomobil üreticilerinin 2035’te şu an yaptıkları mevcut işten aldıkları pay, yüzde 60 olacak. Yeni teknolojilerde, karlılık oranları da daha yüksektir. Dolayısıyla çok atraktif bir pazar gelişmekte.” açıklamaları ile mobilitenin rakamlarla gelecekte ulaşacağı noktanın altını çizdi.

TOGG CEO’su Karakaş, yerli otomobil projesinde gelinen noktayı ise şöyle özetledi: “Tasarım önümüzdeki günlerde bitmiş olacak. Aracın teknik özelliklerini belirliyoruz. Otomobilde kullanılsın ya da kullanılmasın 900’ün üstünde özelliği gözden geçirip belirledik. Bu aracı takip edecek diğer modellerimizde de kullanılacak elektrik elektronik mimarisinin tasarımını da şimdiden yapıyoruz. 2022 yılında yola çıkaracağımız bu ürün ya da hukuki anlamdaki eserin fikri ve endüstriyel mülkiyet hakkı tamamen TOGG’a yani Türkiye’ye ait olacak”

2021 sonu, 2022 ilk çeyreğine kadar homologasyon çalışmalarının tamamlanacağı ileten Karakaş, 2022 yılının ortasında da aracın satışına başlanacağını iletti.

Karakaş, Projenin Türkiye ekonomisine katkısı için ise şunları söyledi: “Projemizin harekete geçireceği ekosistemin 15 yıl içinde Gayrisafi Milli Hasıla’ya katkısı 50 milyar Euro, cari açığa olumlu katkısı 7 milyar Euro ve istihdama katkısı ise doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 20 bin kişi olacaktır. İkame araçlar, petrolden bağımlılığın düşürülmesi, daha verimli sistemlerin kullanılması hesaplandığında, 7 milyar Euro cari açığa olumlu katkısı var. Her şeyin temeli, insan. Şirketimizde 4 bine yakın çalışanımız olacak. Otomotivde bir kişi çalışırsa 4 kişi de yan sanayisinde ve partnerlerinde çalışır. Dolayısıyla 20 bin kişilik istihdam oluşturacağımıza inanıyoruz.”